Ehlibeyt (as) Haber Ajansı ABNA - Britanya vatandaşları, Perşembe günü Galler ve İskoçya'da 143 şehir konseyi, 13 belediye başkanı ve 39 komiser polis memurunu seçmek için Britanya genelinde sandık başına gittiler. Bu seçimler koronavirüs pandemisinden dolayı kısa bir süre için toparlanmış bir şekilde düzenlendi.
Britanya'daki mevcut seçimler iki açıdan önem taşımaktadır. İlk olarak bu seçimlerin Boris Johnson'un ilk seçim düzenleme sınavı olmasıdır.
Birçok uzman bu seçimlerin düzenlenmesine yönelik memnuniyet oranı, muhafazakar hükümetin koronavirüs pandemi dönemindeki performansına yönelik memnuniyet düzeyini de belirleyecektir. Başka bir ifade ile Britanyalıların bu seçimlere katılım oranı ve seçimlerde muhafazakar partinin adaylarının oy oranları, ülkenin geleceği için önemli bir kriter sayılacaktır. Bu doğrultuda yayımlanan sonuçlar muhafazakar partinin bu seçimlerde zafer elde edebildiğini gösteriyor.
Bu seçimler Britanya İşçi Partisi için de büyük önemi vardı. Gerçekte Keir Starmer liderliğindeki İşçi Partisi bu seçimlerde tekrar popülaritesini iyi düzeylere çalışmaya ve Jeremy Corbin liderliği döneminde kaybettikleri üyelerini tekrar kazanmaya çalıştı. Ancak mevcut sonuçlar, İşçi Partisinin başarısızlığını göstermektedir.
Guardian gazetesi bu hususta şöyle bir yazıya yer verdi:" Şimdi de Britanya İşçi Partisi lideri ve yandaşları, Starmer'in işbaşına gelmesinden beri yapılan değişikliklerin yeterli ve zamanında olmadığını, partiyi Jeremy Corbyn siyasetlerinden pek uzaklaştıramadığını düşünüyorlar. Şimdi de Starmer İşçi Partisinin öfkeli üyeleri ile karşı karşıyadır. Kimi üyeler ise onun görevden uzaklaşması zaruretinden söz ediyorlar. "
Mevcut seçimlerin bir başka önemli noktası ve ikinci ekseni ise İskoçya bağımsızlık partisinin Nicoal Sturgeon liderliğinde kazanmasıdır. Nicola Sturgeon parlamento seçimlerini kazanması halinde İskoçya'nın Britanya'dan bağımsızlığını ilan etmek için bir başka referandum düzenleyeceğini vaadetmiştir.
Açıklanan sonuçlara göre bu parti şimdiye dek İskoçya parlamentosunun toplam 129 sandalyesinden 63'ünü kazanarak diğer siyasi partilere göre en fazla oyu toplamıştır. Böylece parlamentoda çoğunluğu elde etmiş oldu. Bu yüzden İskoçya'nın bağımsızlık referandumu bir kez daha önemli ve ciddi bir mesele haline geldi.
Nicola Sturgeon seçim sonuçlarını tarihi bir kazanım olarak adlandırıp şöyle bir açıklamada bulundu: " Görünen o ki parlamentonun çoğunluğu bağımsızlık yanlısı partiler elinde olacaktır. Onlar ise demokratik kriterlere esasen İskoçya'nın ayrılması yönündeki vaatlerini yerine getirmeliler. İskoçya halkı bölgenin geleceği ile ilgili karar verebilirler. Hiçbir Britanya parlamentosu siyasetçisi ise bunu engelleme hakkına sahip değildir. "
Bilindiği üzere İskoçya'nın 2014 yılındaki bir önceki bağımsızlık referandumu yenilgiye uğradı. Ancak şimdi de ayrılma destekçileri BREXİT sonrası tüm koşulların değiştiğini ve bir başka referandumun düzenlenmesi fırsatının yarandığını söylüyorlar. Buna rağmen Johnson İskoçya bağımsızlık referandumunun düzenlenmesine karşı olduğunu belirtiyor. Gerçekte İskoçya bağımsızlık referandumu düzenlenirse İrlandalı ayrılıkçılar da bunu yapmak için sıraya gireceklerdir.
Bu bağlamda İrlanda Milliyetçi Sinn Féin Parti lideri Mary Lousie Mac Donald şöyle bir açıklamada bulunmuştur: " İskoçya referandumu ve İskoçya bağımsızlık meselesi temel olarak tüm Britanya'da mekanizmaları değiştirecek ve Kuzey İrlanda'ya büyük etki yapacaktır. "
Muhafazakar parti adaylarının şehir konseyleri ve belediye seçimlerinde büyük oranda galip gelmesine rağmen İskoçya parlamento seçimleri başbakan Boris Johnson ve Büyük Britanya için büyük ve ciddi sonuçlar doğuracaktır.
342/